Geri Dön
Sağlık-Yaşam‘İnmede belirtilerin başladığı saat hayati önem taşıyor’

‘İnmede belirtilerin başladığı saat hayati önem taşıyor’

Nöroloji Uzmanı Dr. Tuğra Yanık, inmenin beyin damarlarında tıkanma veya kanama sonucu ortaya çıktığını söyleyerek, “Ani gelişen yüz kayması, kol ve bacaklarda güç kaybı, konuşma ve görme bozukluğu gibi belirtilerde zaman kaybetmeden 112 aranmalıdır. Kısa sürede kaybolan şikayetler de göz ardı edilmemelidir. Belirtilerin başladığı saat, tedavi kararları açısından hayati önem taşımaktadır” dedi.

‘İnmede belirtilerin başladığı saat hayati önem taşıyor’

Güven Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Tuğra Yanık, beyin damarlarında tıkanma veya kanama nedeniyle ortaya çıkan inmenin hızlı müdahale gerektirdiğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) paylaştığı küresel verilere göre her 4 yetişkinden birinin yaşamı boyunca inme geçireceği öngörüldüğünü söyleyerek, “DSÖ’nün verilerine göre 2021 yılında dünya genelinde 11,9 milyon yeni inme vakası görüldü. Bu veriler, inmeden korunmanın ve belirtileri erken tanımanın önemini ortaya koyuyor. Belirtilerin dinlenince düzeleceğini düşünmek ya da geçmesini beklemek, tedavi için değerli zamanın kaybedilmesine neden olabilir. Ani gelişen yüz kayması, kol ve bacaklarda güç kaybı, konuşma ve görme bozukluğu gibi belirtilerde zaman kaybetmeden 112 aranmalıdır. Ani görme kaybı ve denge bozukluğu da inme belirtisi olabilir. Bu bulguların aniden başlaması dikkate alınmalıdır” diye konuştu.

‘BELİRTİLERİN BAŞLADIĞI SAAT ÖNEMLİ’

Kısa sürede kaybolan şikayetlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Yanık, “Birkaç dakika içinde düzelen konuşma bozukluğu veya güç kaybı, geçici iskemik atak olarak adlandırılan bir durumun işareti olabilir. Bu tablo, yaklaşan bir inme açısından uyarı niteliği taşıyabilir. Kişinin kendini yeniden iyi hissetmesi, acil değerlendirme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Tedavi yaklaşımı inmenin türüne, belirtilerin başlangıç zamanına ve kişinin sağlık durumuna göre belirlenir. Belirtilerin başladığı saatin bilinmesi, tedavi kararları açısından hayati önem taşır. Başlangıç anı bilinmiyorsa kişinin en son ne zaman normal görüldüğü sağlık ekibine aktarılmalıdır. Evde ilaç vererek ya da tansiyonu düşürmeye çalışarak zaman kaybedilmemelidir. Yüksek tansiyon, diyabet, sigara kullanımı, yüksek kolesterol ve bazı kalp ritim bozuklukları inme riskini artırabilir. Kronik hastalıkların düzenli takibi, önerilen tedavilerin sürdürülmesi, tütün ürünlerinden uzak durulması ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları riskin azaltılmasına katkı sağlar. İnmeden korunma kadar, belirtiler ortaya çıktığında doğru ve hızlı hareket etmek de önemlidir” dedi.