Cevdet Yılmaz: Deprem bölgesinde 450 bin civarında bağımsız birim tamamlanacak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, deprem bölgesine ilişkin "200 binden fazla konut teslim edildi. Bu yıl sonu itibarıyla 450 bin civarında bağımsız birimin tamamlanması öngörülüyor. Çok yoğun bir çalışma var. Bu çalışmalarla aslında o bölgelerimizi depremlere çok daha dirençli hale getirmiş oluyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi ziyaret için geldiği Bingöl'de, Muş kara yolu üzerindeki Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi Birimi (UMKE) Operasyon ve Lojistik Merkezini ziyaret etti. Buradaki çalışmalar hakkında bilgi alan Yılmaz, daha sonra bir toplantı gerçekleştirdi. Programa ayrıca milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bilgihan Yeşilyurt, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Çintay, İl Genel Meclisi Başkanı Nihat Doğu, AFAD İl Müdürü Atilla Uzun, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsa Gülgür, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Enes Üçgül ve İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Koçak da katıldı.
'BİNGÖL, RİSKLİ İLLERİMİZ ARASINDADIR'
Toplantının ardından konuşan Yılmaz, Bingöl'ün Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında yer aldığını ifade ederek, "Türkiye, bulunduğu coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçeği olarak depremler başta olmak üzere birçok doğal afete maruz kalmıştır. Gelecekte de maalesef bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Özellikle Bingöl ilimiz, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında yer alması nedeniyle riskli illerimiz, bölgelerimiz arasındadır. Ancak önemli olan, bu riskleri bir kader gibi görmemek, güçlü bir irade, sağlam bir altyapı ve bilimsel temele dayalı bir planlama ile afetlere karşı en üst düzeyde hazırlıklı olmaktır. Afetler yandığında müdahale etmek, afet sonrası gerekli iyileştirmeleri yapmak elbette çok kıymetli ama bundan daha kıymetli olan afet yaşanmadan gerekli tedbirleri alıp, riskleri iyi yöneterek afetlerin yol açabileceği zararları en alt düzeye indirmektir" dedi.
'HER TÜRLÜ HAZIRLIĞIN ÖNCEDEN YAPILMIŞ OLMASI BÜYÜK BİR ÖNEM TAŞIYOR'
Afet bölgesine anında destek sağlamak için her şeyin önceden planlandığını belirten Yılmaz, "Tam da bu bilinçte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, ülkemizin afet yönetiminde dünyaya örnek olacak bir kapasiteye ulaşması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Bu çalışmaların en somut yansımalarından biri de bugünkü toplantı gerçekleştirdiğimiz UMKE Lojistik Merkezi'dir. Bingöl'deki bu merkez; 105 bin metrekare alan üzerine kurulu, 3 adet sahra hastanesi, bünyesindeki 13 araç, 2 helikopter pisti ve son teknoloji sağlık ekipmanlarıyla sadece Bingöl'ün değil, tüm Doğu Anadolu'nun afet müdahale üstlerinden enkaz alanları, mobil haberleşme aracı, sahra mutfakları ve acil müdahale çadırları ile UMKE ekiplerinin afet sahasında kesintisiz sağlık hizmeti sunabilmesi için tam donanımlı bir lojistik destek merkezi konumundadır. Afetlerde ilk saatler malum çok büyük önem taşıyor. UMKE Lojistik merkezleri, hızlı ve etkili müdahale kapasitesiyle olay yerine anında ulaşarak vatandaşlarımızın yaralarını sarmaktadır. Ben de geçmişte görevlerim gereği çeşitli afet durumlarında sahayı görme imkanına sahip oldum. Oralarda UMKE'nin ne kadar büyük bir çaba ve fedakarca bir çalışma sergilediğine şahit oldum. Bu vesileyle Türkiye'ye katkıda bulunan, çalışan tüm kardeşlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Zamanla yarıştığımız bu ilk anlarda sağlık ekiplerimizin güçlü olması için her türlü hazırlığın önceden yapılmış olması büyük bir önem taşıyor" diye konuştu.
'AFETLERE KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK, EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZ'
Cevdet Yılmaz, "Bu merkezler, hayati malzeme ve ekipman stoklarını bünyesinde barındırmaktadır. Tıbbi malzemeler, ilk yardım kitleri, ilaçlar, sahra hastaneleri, jeneratörler, bütün bunlar bu kapsamda önemli ekipmanlar olarak sıralanabilir. Afet bölgesine anında destek sağlamak, kaosun, kargaşanın önüne geçmek için her şey önceden titizlikle planlanmaktadır. Aynı zamanda UMKE Lojistik Merkezleri, afet yönetiminde koordinasyonu sağlayan stratejik üslerdir. AFAD ile sağlık ekiplerimizle, emniyet güçlerimizle uyum içinde çalışarak kriz yönetimini en etkin şekilde gerçekleştiriyoruz. Bu merkezler sadece ekipman ve malzeme için değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarımız ve kurtarma ekiplerimiz için de bir üs, bir merkez görevi görmektedir. Onlar gece gündüz demeden canlarını ortaya koyarak mücadele eden kahramanlarımızdır. Burada çalışanlara özellikle emniyetli bir ortamda sağlamakla tüm topluma çok daha güçlü bir şekilde hizmet etmelerine de imkan sağlamış oluyoruz. Afetlere karşı hazırlıklı olmak, en büyük önceliğimizdir. Bugün yapılan her yatırım, gelecekte kurtarılan hayatlar demektir" dedi.
‘ÜLKEMİZİ ÇOK DAHA DİRENÇLİ HALE GETİRECEĞİZ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Afetlerle ilgili son olarak şunu söylemek isterim. Tüm Türkiye için geçerli. En önemli mesele, koruyucu müdahaleler, riskleri azaltan müdahalelerdir. Bu da risk analizlerinin iyi yapılmasıyla ve riskli alanlara müdahale ile mümkündür. Özellikle kentsel dönüşüm bu anlamda çok çok kıymetli, hayat kurtaran bir hadisedir. Dolayısıyla tüm Türkiye'de başlattığımız kentsel dönüşümü hızlandırarak devam ettirme kararlılığındayız. Geçen yıl yeni bir başkanlık kurduk, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı. Yeni bir kanun çıkardık, kentsel dönüşümü daha kolaylaştıran daha pratik hale getiren. Önümüzdeki süreçlerde bu önemli. Bir taraftan da sosyal konutlarla, diğer yapı çalışmalarıyla inşallah ülkemizi çok daha dirençli hale getireceğiz. 2023'te yaşadığımız deprem afetinden sonra da biliyorsunuz; şu anda dünyanın en büyük şantiyesi, Türkiye'nin deprem bölgelerindedir. 200 binden fazla konut teslim edildi. Bu yıl sonu itibarıyla 450 bin civarında bağımsız birimin tamamlanması öngörülüyor. Çok yoğun bir çalışma var. Bu çalışmalarla aslında o bölgelerimizi depremlere çok daha dirençli hale getirmiş oluyoruz" diye konuştu.
'BİNGÖL'DEKİ YAPI STOKU SON 20 YIL İÇERİSİNDE YENİLENMİŞTİR'
Yılmaz, "Bingöl ilimiz de bu anlamda en hazırlıklı illerden biri diyebilirim. Tabii ki eksikleri her zaman düşünmek gerekir. Yapılması gereken, mutlaka atılması gereken adımlar vardır ama şunu ifade edeyim; Bingöl'deki yapı stoku son 20 yıl içerisinde yenilenmiştir. Gerek kamu binaları gerek konutlar, bir taraftan vatandaşımızın yaptıkları, bir taraftan sosyal konutlar ve kentsel dönüşüm ile bütün bunlarla birlikte yeni güncel yönetmeliklere göre deprem ve hazırlık anlamında çok önemli bir dönüşümü Bingöl'ün yaşadığını rahatlıkla ifade edebilirim. Rehavete kapılmamak gerekir. Elbette ki varsa riskli alanların tespit edilip, yüzde 100'e ulaşıncaya kadar bu çabamızı sürdürmemiz son derece kıymetli. Bingöl'de afetlere dirençli bir şehir oluşturma yönünde çaba sarf eden tüm kardeşlerimize yürekten teşekkür ediyorum ama ne yaparsak yapalım bir deprem ülkesiyiz" dedi.
'DEPREM GERÇEĞİNİ GÖRMEMİZ LAZIM'
Cevdet Yılmaz, "Deprem gerçeğini görmemiz lazım. Afet anı ve sonrası için de hazırlıklı olmak gerçekten çok kıymetli. UMKE başta olmak üzere bu anlamda bütün kurum yaptığı bu hazırlıkları çok takdirle takip ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Bu merkezimizin Bingöl'ümüze ve bölgeye hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Çalışan tüm arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum. Bingöl'de tabii ki yaptıklarımız bunlardan ibaret değil. Çok çeşitli kollarda faaliyetlerimiz sürüyor. Sadece 2025 yatırım programında 30 farklı projeye 4 milyar 529 milyon lira kaynak ayırmış durumdayız. Bunlar arasında da en önemli yatırımımız, 500 yataklı devlet hastanemiz. O da hızlı bir şekilde devam ediyor. İnşallah en kısa sürede onu da Bingöl altının hizmetine sunmuş olacağız. O hastanenin temelleri atılırken gidip görenler, herhalde ne kadar sağlam bir çalışma yapıldığına şahit olmuşlardır. Son derece büyük güçlü bir altyapıyla, radyal temellerle, Türkiye'de nadir diyebileceğimiz ölçüde sağlam bir hastane binamızda, teknolojik olarak en ileri teknoloji anlamında nadir bir teknolojiyle o binamız da inşa ediliyor. Hastaneler çok önemli, normal zamanlarda önemli olduğu gibi afet zamanlarında da çok çok önemli. Onların sağlam kalması, ayakta kalması toplumumuz için ve bölgemiz için çok kıymetli. İnşallah kısa sürede faaliyete geçtiğinde o anlamda çok daha depremlere, afetlere hazırlık bir bünyeyle sağlamış olacağız. Bize düşen dirençli şehirler oluşturmak, dirençli Türkiye oluşturmak ve ülkemizi, milletimizi her türlü riski yöneterek daha az bedel ödeyeceği bir şekilde, güçlü bir şekilde yarınlara taşımak diye ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
‘NE VARSA AK PARTİ’DE VAR, CUMHUR İTTİFAKI’NDA VAR’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bingöl ziyaretleri kapsamında AK Parti Bingöl İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya geldi. Burada konuşan Yılmaz, sorunların üstesinden gelen partinin AK Parti olduğunu ifade ederek, “Maalesef hiçbir şey yapmamış olanlar, taş üstünde taş koymamış olanlar, bakıyorsunuz bizden çok daha fazla konuşuyorlar. Belki fazla iş yapmadıkları için vakitleri oluyor diyebilirsiniz, ‘Biz onlar kadar konuşamayız, bizim işimiz gücümüz var’ diyebilirsiniz, ama bizim de konuşmamız lazım. Onlar kadar olmasa bile konuşmamız lazım, vatandaşımızı aydınlatmamız, bilgilendirmemiz lazım. Hem hizmetlerimizle hem zihniyetimizle ilgili, ikisini de anlatmamız lazım. Sadece fiziki hizmetler değil, bu ülkede neler neler değiştiğini hepimiz biliyoruz. 20 sene öncesi yaşayanlar, o dönemde belli bir yaşta olanlar, nasıl bir Türkiye'den nerelere geldiğimizi hep birlikte yaşayarak biliyoruz. Sorun yok mudur, dünya durdukça sorun bitmez. Elbette sorunlar var olacak ama şu soruyu da soralım, bu sorunları kim çözer? Kim bunu bu sorunların üstesinden gelir? Buna baktığınız zaman tecrübesiyle dirayeti ile artık dünyanın tanıdığı liderliğiyle Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Cumhur İttifakı çözer. Karşı tarafa bakıyorsunuz, muhalefete. Kendi içlerinde şimdiden daha seçim yokken ortada, aday olma peşinde insanlar. Birbirleriyle çekişiyorlar, parti içi çekişmeler, Türkiye ile ilgili bir takım popülist politikalar dışında uzun vadeli tek bir cümle duydunuz mu? Bir vizyon, bir politika duydunuz mu muhalefetten? Sadece ‘Şunu da isteriz, şunu da ederiz’ diye talepler söylüyorlar, başka yaptıkları bir şey yok. Yine ne varsa AK Parti’de var, Cumhur İttifakı’nda var” dedi.
‘AK PARTİ, 8’İNCİ BÜYÜK KONGRESİ'NDE TAZELENME İLE DEMOKRASİ ŞÖLENİ İLE YOLUNA DEVAM EDECEK’
AK Parti’nin yarın Ankara’da yapılacak 8’inci Olağan Kongresi’ne değinen Yılmaz, “Büyük kongremiz oluyor, yarın inşallah Ankara'da hep birlikte buna katılacağız. 81 vilayetimiz yarın Ankara'da olacak. Milletimizin kalbi Ankara'da atacak. AK Parti, 8’inci büyük kongresinde tazelenme ile demokrasi şöleni ile yoluna devam edecek. AK Parti istikrar içinde değişen bir partidir. Hem istikrarı koruyan, hafızasını koruyan, hem de değişen bir partidir. Bundan da gurur duyuyoruz. Bazen ‘Niye değiştirir şu konuda’ diye soranlar oluyor. Asıl şartlar değiştiği halde siz değişmiyorsanız bunun sorgulanması lazım. Şartlar değişiyorsa, ihtiyaçlar değişiyorsa, tabii ki siz de politikalarımızı güncelleyeceksiniz. Bunu yapabilen partiler uzun soluklu olurlar, dinamik olurlar. Çağın, zamanın ihtiyaçlarını karşılarlar. AK Parti de böyle. Değerlerimiz, ilkelerimiz değişiyor mu? Hayır. Onlar aynı, ana zihniyetimiz aynı. Ama politikalarımızı elbette ki şartlara göre, zemine göre, halkımızın o andaki özelliği neyse ona göre güncelliyoruz. İnşallah bu kongremiz birçok bakımdan tazelenmenin, yenilenmenin olduğu bir kongre olacak. İnşallah çok daha heyecanlı, güçlü şekilde yolumuza devam edeceğiz. 81 vilayetimizde bütün ilçelerimizde, beldelerimizde kongrelerimizi çok seri bir şekilde tamamladık. Allah’a şükür en küçük bir tatsızlık yaşanmadan, bayrağı yenilere olgunlukla devrettiğimiz bir süreç yaşadık. AK Parti’ye de yakışan budur. Görev alanlara da, bayrağı devredenlere de çok çok teşekkür ediyorum. Hepimiz, göreviniz ne olursun olsun bu yola hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
‘SENENİN SONLARINA GELDİĞİMİZDE ARTIK 20’Lİ RAKAMLARDAN BAHSEDECEĞİZ’
Enflasyonla ilgili düşüşün sürdüğünü ifade eden Yılmaz, “Bu sene, Allah'ın izniyle depremin yükünü artık neredeyse tamamlıyoruz. 2026 ya girdiğimizde daha rahatlamış bir şekilde Allah'ın izniyle gireceğiz. Bugüne kadar 2.6 trilyon Türk Lirası harcadık, dile kolay. Bu sene ile toplamda 3 trilyon liranın üzerinde, sadece merkezi yönetim bütçesinden depremin yararlarını sarmaya çalıştık. Laf edenlere bakmayın, biz iş yapıyoruz. Sadece de konut da değil, altyapılar, üstyapılar, okullar, hastaneler, tüneller, köprüler, sosyal alanlar, organize sanayi bölgeleri, her türlü altyapısıyla, üst yapısıyla deprem bölgemizi ayağa kaldırıyoruz. İnşallah bu çalışmalarımız bittiğinde, eskisinden de daha güçlü olarak yoluna devam edecek bu bölgelerimiz. Enflasyonda düşüş süreci başladı. Geçen Haziran’da başladı biliyorsunuz, Mayıs'ta en yükseğe çıkmıştı, 75 civarı. Yılı 44 ile bitirdik, inşallah bu senenin sonlarına geldiğimizde artık 20’li rakamlardan bahsedeceğiz. Yine belki enflasyon konuşulacak ama artık eskisi kadar konuşulmayacak. Giderek düşüş eğilimiyle, sonraki yıllarda da düşerek, nihayet tek haneli rakamlara geri dönecek Allah'ın izniyle. Bundan hiç endişeniz olmasın. Bu süreçle birlikte bütçemizde açılacak yeni imkanları da sosyal refahı kalıcı bir şekilde arttıracak yeni programlarla, projelerle değerlendireceğiz. Üretimi, ekonomideki üretimi, ihracatı desteklemek üzere değerlendireceğiz. Dolayısıyla önümüzdeki dönem 2 temel önceliğimiz olacak. Reel ekonomiyi üretimi desteklemek, sosyal refahı arttırıcı çalışmalar yapmak. Bu ikisi de göreceksiniz önümüzdeki dönem güçlenerek devam edecek inşallah, bundan hiçbir endişeniz olmasın. Türkiye Yüzyılı diyoruz, Türkiye Yüzyılı'nın ilk büyük kongresini yarın yaşayacağız. AK Parti olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Cumhur İttifakı ile birlikte inşallah Türkiye'yi, Türkiye Yüzyılı’nda farklı bir seviyeye taşıyacağız. Güçlü bir seviyeye, daha güçlü bir seviyeye taşıyacağız. Dünyanın halini de görüyorsunuz. Ne kural kaldı dünyada, ne hukuk kaldı, ne uluslararası kurumlar kaldı. Herkes ‘Gücü gücü yetene’ gibi bir hava oluşturdular. Bu ortamda bizim de birliğimizi beraberliğimizi korumamız lazım, güçlü olmamız lazım, çok çalışmamız lazım ve sımsıkı birbirimize kenetlenmemiz lazım. Türk, Kürt, Alevi, Sünni, doğulu, batılı hiçbir ayrım yapmadan 86 milyon bir olacağız, beraber olacağız, kardeş olacak hep birlikte Türkiye olacağız” dedi.
‘TERÖRÜ BU ÜLKENİN GÜNDEMİNDEN ÇIKARACAĞIZ’
Terörsüz Türkiye ile bölgede yatırım imkanlarının da artacağını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Terör var diye yapılmayan yatırımlar, terör nedeniyle kullanılamayan meralar, gelmeyen turistler ve nitelikli elemanlar, bütün bunlar bu bölgemize bedel oluşturdu. Bırakın buraya yatırımcının gelmesini, buradan insanlar batıya sermayelerini götürdüler, orada yatırım yaptılar. İnşallah terörsüz Türkiye'yi yakaladığımızda tüm Türkiye bundan yararlanacak ama en çok bu bölgemize faydası olacak. Gabar'da petrol çıkıyor. Terörün ortadan kalkması, yatırım ortamını iyileştiriyor, insanların aş, iş sahibi olmasını sağlıyor. Turizmin, tarımın, ticaretin gelişmesini sağlıyor. Bütün bu boyutlarıyla baktığınızda terörsüz bir Türkiye bizim için çok kıymetli. Terörü bu ülkenin gündeminden çıkaracağız. Emperyalist birtakım güçlerin bu bölgemiz üzerinde yaptığı hesapları da hep birlikte boşa çıkaracağız. Birbirimize sarılıp, kenetleneceğiz, gereksiz tartışmalar, gerilimlerle enerjimizi harcamayacağız. Enerjimizi, ülkemizi, milletimizi büyütmek için, daha güçlü hale getirmek için sarf edeceğiz."